Bilinçaltı reklamcılık, reklamcılık sektörünün en çok tartışılan alanlarından biridir. İngiltere gibi ülkelerde yasaklanırken diğer pek çok ülkede zaman zaman kullanılmakta, etkisi ve ahlaki yönü sürekli olarak tartışma konusu olmaktadır.
Subliminal reklamcılık olarak nitelendiren bu akım bir takım gizli görseller veya sesler ile tüketici beyninin bazı marka ve sembollere yöneltilmesi, bazı gizli mesajlar verilmesi demektir. Bilinçaltı reklamda bir görüntü seyredilirken kişilere fark ettirmeden aktarılmak istenen görüntü veya mesajın bilinaltlarına yerleştirilme sistemidir. Beynin algılayabileceği ancak gözün algılayamayacağı bir frekanstan istenen mesajların verilmesidir.
Tüketicinin özgür algısı dışında bir takım mesaj bombardımanlarına maruz kalması hem ahlaki hem de bilimsel yönden çelişkili görüşlere sebep olmuştur. Bir takım bilim adamı ve araştırmacı bu tür mesajların algılanma etkisinin tüketicinin zihninde yer etmeyeceğini savunurken bazı görüşler bunun tersini iddia etmektedir.
Reklam filmlerinde gözün algılayamayacağı şekilde 1 veya 2 karelik reklamlar, film afişleri veya posterlerde gizlenen görseller gibi örnekleri bulunan subliminal reklamlar serbest olduğu ülkelerde bile özel gözetim dahilinde yayınlanmaktadır.
Reklamveren veya yayıncının bu tür reklam yapacağını önceden bildirmesi şartı ve belli kurallar dahilinde bu tür reklam mesajları tüketiciye iletilmektedir.
Görsel etkisinin yanı sıra subliminal reklamlarda müzik kullanımının daha etkili sonuçlar getirdiği daha somut kanıtlara dayanan bir gerçektir. Örneğin Fast Food restoranlarında hızlı müziklerin çalınmasının tüketicilerin yemeklerini daha hızlı yemelerine neden olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır. Ayrıca kullanılan renkler, biçimler de bilinçaltında etkilidir. Kadınlara yönelik reklamlarda elips ve oval biçimler ve kırmızı renk daha ilgi çektiği tespit edilmiştir. Renk ve biçimlerle bilinçaltına hitap edilebilmekte ve karar verme mekanizması etkilenmektedir.
İlk kez 1950 yılında Amerika’da denenip uygulanmaya başlayan subliminal reklamlar bir çok farklı söylentiyi ve şehir efsanesini de yanında getirmektedir. Bu türün ilk örnekleri olarak sinema reklamlarının arasına girilen birer karelik mesajlarda “Coco Cola iç”, “Patlamış mısır ye!” mesajları yer almaktadır. Amerikalı reklamcı James Vicary bu yöntem ile Coca Cola satışlarında %18.1, patlamış mısır satışlarında ise %57.7 artış kaydettiğini iddia etmiştir.
Tüm bu rakam ve iddialara rağmen bilinçaltı reklamları geçerliliği ve kullanım koşulları itibarı ile önümüzdeki dönemlerde de tartışılmaya devam edilecek gibi görünmektedir.